24.09.2021

🌻🧿🇹🇷 çay içer misin? 🇹🇷🧿🌻

... şahsen şu ana kadar hiç "Suriyeliler" muhabbeti yapmadım, Türk'ün de, başkasının da iyisi kardeşim, kötüsü düşmanımdır;
ama "onlara barınma sağlayabiliyonuz, öğrencilerimizi parklarda ayazda yatmaya zorluyosunuz" dedirtiyolar işte bak ...

... kasıtlı provokasyon bu, sözde 'muhâlif' particilikler de hemen fırsatın nabzına şerbet atlar zâten dünden hazır, yeter ki aynı tezgâh bi de bunlardan birileriyle devâm ettirilsin diyerekten ...

... hiç hakiki insanın hakiki potansiyeline belirme şansı bırakmazlar, basarlar tepeden kafasına kafasına türlü algı oyunlarıyla, türlü kitlevi baskıyla, hipnozla, korkutmayla;
 âile eş dost destek olabilir mi, olamaz, onları da kolundan bacağından kulağından saçından sağa sola çekiştirip özünü kimliğini insanlığını yitirttirdiler ...

... daha hâlâ sâdece 'baştaki hükümeti' suçlayarak çözülecek sanılan, zâten 'çözüm' ve 'kurtuluş' diye sunduğu kukla figürleri de kendisinin seçtiği ayârladığı hazırladığı önünü açtığı bir tezgâhın yine çok önceden belirlenmiş, bugünlerde yavaştan iyice tukaka görünmesi emredilmiş bir kukla sözde 'hükümet' suçlanan, ama oynatanı görmek istemiyor musunuz artık?!?!?

:::

... soru sormak sorgulamak bile parayla artık diyceğm, o bile değil, direkt yamyamlara yemsin ...

... kaç kutba bölündük, kaç kümeye dilimlendik, kaç katmana, kaç sınıfa ayrıştırıldık?

... yav, hayır, "biz Türkler adına" filân sormuyorum, insan adına diyorum, hattâ her bir insanın kendi bizzat kimliğinin varlığının özünün sayısız moleküle partiküle rendelenip kıyıldığı ezildiği, tozlaştırılıp külleştirilip sislere kum fırtınalarına dağıtılıp saçılıp kaybedildiği, insandan geriye hiçbir şey kalmamış olan, salt kalıptan çıkmış sabuna daha diriyken dönüştürülmüş olan tüm bizler adına diyorum ...

... ölmeden öldürülen bizler adına diyorum, doğmadan, daha ben neyim diye sorma fırsatı bulmadan önce kirli bir kağıda, şimdi de dijital ekranlara numara olmaya mahkûm edilen, kader neymiş kısmet neymiş özgür irâde neymiş hiç deneyimleme şansı bile bulamayan hepimiz adına diyorum ...

... sahte paket programların belirli emir komut hükümlerini yerine getirdikten sonra 'uygun' fiyata 'özgürlük' diye yedirilip yutturulduğu, 'boş vakit', 'tâtil', 'hobi', 'fobi' ve 'emeklilik' gibi, hiç ne insanla, ne doğayla, ne hayatın özünün kendisiyle herhangi bir ilgisinin dahî olmadığı uydurma 'filmleri', 'dizileri', replik ve senaryoları garnitürleyip, "sen busun" diye kandırıp oyaladıkları, aynaya bakmaktan kaçan kendimizle yüzleşmemizi ertelettikleri unutturdukları planlarını, 'aşılarını', mühendislik hârikası 'hastalıklarını' robot kollarıyla boğazımızdan aşağıya ittirdikleri o bizler adına diyorum ...

... sorgulamak için izin vermelerini mi bekliyceğz daha hâlâ?!?!?!?

:::

... artık yazıklar olsun bile diyemez oldum, korkuyorum âhım tutar, çünkü gülen yüzüme, iyi kötü 'iyi' durduğuma güçlü durduğuma bakarak, nerden bilecek ki hiç herhangi bi kimsecikler, zannedemedikleri kadar ağlama kapasitemi doldurmuşum ki artık, tahmin edemezler ki, isyân mekanizmalarını değil yumruk ve kaba kuvvetle, panzerle orduyla askerle, salt doğal haklılığımla geri çekilmeye zorlamışım ki, o da ben artık zâten çoktan ben değilkenden çok sonra yâni;
 ah kimler bende ne görüyor ki, hâlâ rahatça yargılıyor, düşünsene, karar veriyor, ama burada değilim ki yokum ki, nerden bilecek ki?!?!?

... orayı da gördüm, burayı da, boşuna demiyorum ki, konu ben değilim, "ben" derken bile ben değilim konu, nasıl kim anlayabilecek ki bunu?!?!?

... hâlâ bizzat aynı sistemin şablonlarıyla çizdikleri 'değer' ve 'ölçü' birimleriyle boşuna uğraşıyolar, haberleri yok, kefen de biçemezler, elbise de dikemezler o 'ben' olmayan bana ...

... ama hâlâ soruyolar, nereyi okumuş, nereyi bitirmiş ...

... kasıtlı boş bıraktığım, o 'normalde' olması 'gereken' bâzı virgüller ... yok, tamam, onlar da kimseye zarar vermesin ... tamam, tamam da, eninde sonunda varoluşun da bir denge kânunu var netîcede ...

... şimdiye kadar mühlet verilmiş diye şımarıp azanlar fenâ yok olacak ...

... ben de o zaman ben olucağm yeniden tekrar, çocukluğumdaki mis kokulu kahkahamla yine, hiç endîşem yok.

... hiç endîşem yok, vesselâm.

... 🚸 ...


... - 24.09.2021, İstanbul - ...

_________________________________

9.07.2021

Farzedin ki ortada tek bir âdet politikacı da, particilik de kalmamış

Farzedin ki ortada tek bir âdet politikacı da, particilik de kalmamış, bi hayâl edin, ne ülkede, ne dünyada.

Şirketçilik de yok, patronluk da, maaşlı işçilik de, kurumsallık ve sisli puslu kirli paslı resmiyetçiliklerin de hiçbiri yok.

Dolayısıyla para 'ihtiyâcı' da olmayacağı için, lüzûmsuz gereksiz zırva rekâbetçilikler de olmayacağı için hiç stres de yok, endişe de yok, çünkü durup oturmuş herkes eşitçe, öylece sâkince barışçıl ve bilgece bir biçimde artık hepbirlikte tüm insanlık olarak yepyeni tertemiz rengârenk cıvıl cıvıl besbereketli ve verimli bir yarınları elbirliğiyle, imececi dayanışmacı anlayışla nasıl en iyi ve en doğru şekilde varedebileceğimizi konuşmaya hazır bir şekilde, hadi demişiz, öylece durmuşuz ilk kez tüm çocukların, tüm canların, tüm kalp atışlarının hayrına ve hatrına bir kollektif iyi niyetlilikle hepbirlikte karar almışız, düşünün.

Herkes kendi en iyi bildiğini, en iyi olduğunu düşündüğü alandaki insanlarla ortak auralarda kenetlenmeye başlamış, her detayın, her konunun, her o ana kadarki mevcut deneyimlerin, olmuş ve olası sorunsalların ve tecrübelerin teker teker tek tek her bir gramını, enini boyunu, ucunu bucağını, içini dışını, ortasını gerisini berisini, kısacası her açısını hepbirlikte masaya yatırmaya başlamış, âciliyet sırasınca ...

Kimsecikler de köstek panik çokbilmiş eforik nemelâzım durumdan vazife çıkarcısı menfî retorik "ama nasıl olacak ki bu" gibi, "ama olur mu ki bu" gibi olumsuz kördüğüm sesler nefesler yazılar izler üretmeden türetmeden, onun yerine herkes gâyet kendiliğinden bildiğin herbişeyleri ve herşeyleri kolayca en cici çözümlere ulaştıracak yol ve yöntemlere açmış beyninin kapılarını pencerelerini antenlerini alıcı verici tüm hücrelerini, karşılıklı sonsuz saygı ve sonsuz sevgi ve hoşgörü ve tolerans ve nezâket atmosferi herkesçek anayasal ilkesel prensipsel özvazîfe sorumluluk bilinciyle kucaklanılmış kuşanılmış, özetle hepbirlikte basbayaaa hadibismillah denmiş ... 

... bi inanmış gibi yapın böyle bir ortamın olabildiğine az bi bakalım, acele etmeden ...

... bunu artık nerede okuduğunuz da hiç farketmeksizin, evde dışarda otobüste bahçede dağda denizde, neredeyseniz şu an;
 neticede buraya kadar bile okuyabildiğinize göre iyi kötü birazcık boş bir vaktiniz varmış yâni sonuçta, öyle ya, di mi?

... şimdi yazık olmaz mı bu güzelliğin ta orta yerine "ama olmaz ki" gibi olumsuz bir laf ekerseniz, "yaaa, keşke olsa, ama nerdeee, hani kime anlatacaksın, baksana herkes ne vahim beterlikte ayakta uyutturuyo sömürttürüyo kendini" gibi, "ütopya bunlar, uçmuşsun sen" gibi kanserojen oyunbozanlıklarla gelirseniz, birazcık ve de resmen ayıbetmiş olmaz mısınız, iyi düşünün ...

... "mutlakâ bi psikopatlar çıkacaktır yine" gibi bir şomluğu ille de buraya da boşaltmak zorunda mıyız?

... çünkü zâten biz en baştan "herkes" derken, "hepbirlikte" derken, "topluca" filân derken, zâten herkimler bütünün hayrına bir sağlam vicdan frekansında titreşme çabasındaysa, sâdece ve birtek o iyilikteki, o liyâkatteki insancıkların birleşme kararını nihâyet gerçeğe dönüştürmesinden bahsediyoruz, yâni zâten öbür türlüsünün aslâ mümkün olamayacağını biz de biliyoruz herkes gibi, ve bak yine herkes dedim, ve yine tam da o anlamda dedim, çok da zor değil yâni buna olur vermek, yâni ille de bozmaya çürütmeye engel olmaya niyetli değilseniz ...

... SONSUZ VAROLUŞLARI VAREDEN O YEGÂNE AŞKINA ...

... vesselâm.

... kardeşiniz,


:::

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #HiÇ1PaRTi #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe #OnlineDoğrudanDemokrasi #SâdeceHalk #HiçbirineOyYok #TopuDaKukla #TopyekûnTamBoykot #MeşrûlaştırıcılığaSon  #GeziRuhu #ŞeffafDevrim 
#ParasalSistemeSon #NeNakitNeDijital #İmececiDayanışmacıDüzen #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #SATANiZMdeğilSANATiZM


7.07.2021

Kendi adıma defâtıncı kez tekrar ediyorum

Kendi adıma defâtıncı kez tekrar ediyorum - artık tutuklanır mıyım, vurulur muyum, süründürülür müyüm bilemem, ve 'defâtıncı' gibi bir kelimeyi de sanırım koskoca Türkçe dili dâhilinde ilk kez ben mi uydurup kullanmış oldum, onu da bilemiyorum, ama -;
 ben şahsen ortada herhangi bir meşrû Cumhurbaşkanı göremiyorum, herhangi derken de, sâdece ülkemizde değil, hiçbir yerde.

Cumhurbaşkanı veyâ Başbakan ve Bakan vesâire oldukları iddiâ edilen figürleri ısrarla meşrûlaştırmayı tercih ettikleri için de (ve yalnızca bu sebepten ötürü de değil tabi) ortada herhangi bir meşrû siyâsî particilik de, meşrû bir resmî devlet ortamı da göremiyorum.

Bu kapsamda, bu konuya 'saygı' gibi bir kavramı malzeme ederek beni saygısızlık ve hakâret etmiş olmakla filân suçlayacak olanlar ile de herhangi bir muhataplığım da olamaz, zira konu eğer saygı olacak ise, o zaman bi kere baştan ben de herkes kadar bir insanım, bir beynim var, bir görüşüm var, ve ortadaki durum ve vaziyetle ilgili görüşümü de böyle açık bir biçimde deklere edişim tam tersine saygısızlık değil, dürüst olduğum için direkt saygının ta kendisidir;
 ama kime, neye saygı?
 
... hayata, insanlığa, kendime;
 hakka ve hakikate, şimdiye ve geleceğe, ve oldu bittiye getirilmek ve manipüle edilerek örtbas edilip olmadığı hâli bize yedirililp yutturulmak istenen geçmişin de, herşeyin de hakiki özüne saygı;
 dayatılan yalan ve sahte hâline değil ...

Ben ortada bildiğin suç görüyorum, kötülük görüyorum, kukla çeteler ve işbirlikçi meşrûlaştırıcı işbirlikçi suç ortakları olan sözde 'muhâlif' ve yandaş particilikler- ve satılmış sahte bir medya görüyorum, ve bu gördüğümü de olduğu gibi aktarıp not etmekle mükellefim.

Hiçkimseye hakâret etmiyorum, hiçkimsenin canına da, malına da kastetmiyorum, aslâ ve hiçbir zaman şiddete veyâhutta dağıtıp dökmeye ve kargaşaya da dâvet ve teşvik etmiyorum, tersine;
 şu an dayatılan mevcut manipülasyona ve şiddete, suça ve karanlığa karşı hepbirlikte mümkün olduğunca en sağduyulu ve sâkin bir biçimde, bilgece âciliyet sırasınca tüm konuların masaya yatırılacağı şeffaf ve insancıl bir iletişim ortamının zorunluluğunun idrâk edilmesi peşindeyim, tek derdim bu.

Hepimize bir değil, türlü sayısız kötücül oyunlar oynanıyor, ve hepimize derken, sâdece ülke veya millet olarak 'bize' değil, tüm dünyaya ve tüm insanlığa anlamında hepimize.

Bu yüzden bu mevcut sistem ve gidişat dâhilindeki herhangi bir sözde 'medya' veyâ sözde 'resmî' ortam üzerinden de herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını savunuyorum.

Gerçekten çözüm isteyenlerin de kafayı ne kişisel olarak bana veyâ başkasına takmak yerine, vaziyetin vehâmetinin de gereğince bilincinde olmasını bekliyor ve şart koşuyorum bu yüzden.

:::

Tekrar ediyorum, defâtıncı tekrârıncı kez yine ve yeniden tekrar ediyorum:

Bu şuursuzluktan, bu kaostan, bu ego rekâbetçiliğinden, bu gayrıciddiyetsizlikten, bu riyâkârlıklardan, tüm bu şovmenliklerden ve divalıklardan, tüm bu tezgâhlardan ve bahâne üretim fabrikalarından bıktım, bıktım usandım ben, yemin ediyorum, bıktım.

:::

Hakiki çözüm isteyenler şu hep önerdiğim şekilde artık particilikler-, mezhepçilikler- ve -izm'lerüstü SÂDECE HALK olarak Barışçıl Sivil İtaatsizlik kararlılığında Topyekûn Tam Boykot tavrında birleşilmesi zorunluluğunu da kabûl eder;
 tüm birbirinin karşıtı görüşteki tüm uzmanların birbirleriyle yüzleştirileceği SANSüRSüZ, SüRE LiMiTSiZ ve REKLAMSIZ olması koşullu interaktif Canlı Yayın ortamının sağlanması, ve küresel çapta simültane eylemsellikler zinciri planlanmak üzre ortak stratejiye odaklanılması çağrısıyla da tüm grup adminlerinin ve kanal sahiplerinin birleşmesi için hepbirlikte çaba gösterilmesi zorunluluğunu da kabûl eder.

Artık particilik ve politikacıların yerine âciliyet sırasınca SÂDECE KONULARIN OYLANACAĞI bir Online Doğrudan Demokrasi'ye geçişe odaklanılması zorunluluğunu da kabûl eder.

Ülkede ve dünyada, vesselâm.

... kardeşiniz,

::: 

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #OnlineDoğrudanDemokrasi #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe #HiçbirineOyYok #TopuDaKukla #MeşrûlaştırıcılığaSon #SizYüzde1Biz99 #BizBuOyundaYokuz #SATANiZMdeğilSANATiZM

5.06.2021

Kıyâmet'in Orta Yerinden Canlı Yayın

evet, sayın seyirciler
evet, sayın seyirciler
evet, sayın seyirciler
evet, sayın seyirciler

hayır, sayın seyirciler
hayır, sayın seyirciler
hayır, sayın seyirciler
hayır, sayın seyirciler

evet, sayın
evet, sayın
evet, sayın
evet, sayın

hayır, sayın
hayır, sayın
hayır, sayın
hayır, sayın

seyirciler
seyirciler
seyirciler
seyirciler

25.03.2021

... dikkat, nisbeten uzun yazıdır!



... İstanbul Sözleşmesi bir yemdir yalnızca, Hegel Diyalektiği Stratejisi gereği birçok farklı yemden sâdece biridir, ve onun feshedilmesini savunan da, feshedilmesine tepki gösteren de bu yemi yutmuş olur, maalesef.

... içeriğinde madde madde sıralanan temel haklar tartışılmazdır, hattâ bir insanın tercihi kendi hemcinsi olan bir partnerle nikâhlanmaksa, bu kendi özgür irâde tercihidir, konu buysa;
 nasıl ki kürtajı yasaklamanın sonucu olarak yine de kürtajını yaptırıyor o kararı veren, 'yasadışı' ve 'karanlık' yollardan da olsa, sağlıksız ve tehlikeli koşullar altında da olsa, sen yasaklasan da yine gideceği yola gidecektir gidecek olan, her konu için ve herkes için geçerlidir bu.

... fakat aynı şekilde - sözleşmenin feshedilmesi veyâ uygulanması konusundan tamâmen bağımsız olarak - sapık da, tecâvüzcü de, pedofili de, organ mafyası da, tüm o pislik olayların tümü de sen sözleşmeyi Taksim Meydanı'nın göbeğinde bayrak olarak da sâbitlesen devlet olarak, o bataklığın kendisi kurutulmadıkça yine olmaya devam edecektir, ve bunu şimdi şu sözde 'muhâlif' medya üzerinden verilen "ama sözleşme sâyesinde kadın cinâyetleri azaldı" propagandası üzerinden tartışmanın da herhangi bir anlamı olduğunu düşünmüyorum şahsen, tümü duyup gördüğümüz, sâdece duyup görebileceğiniz şekilde ortaya çıkabilen olaylardır neticede.

... ve sen kalkmışsın, zâten bizzat bi ton suçtan yargılanması gereken, ve gerçekte Anayasal çerçeveden bakıldığında aslında meşrû Cumhurbaşkanı bile olmayan bir kukla çete elebaşısından "yap bi güzellik be abi be" diye talepte bulunuyosun, bi kendinize gelir misiniz artık lütfen, arkadaşlar yâni?!?

... HERŞEYiN GERÇEKTEN DüZELMESiNi GERÇEKTEN iSTiYOR MUYUZ?!?

... o zaman - bana ister küfredin, ister ne derseniz yine deyin - bu politikacılar ve particilikler ve mevcut sözde 'resmî' ortam üzerinden herhangi bir çözüm kovalamaktan vazgeçmemiz gerekiyor öncelikle, maalesef.

... ve bu aslâ dâvâdan vazgeçmek değildir, tam tersine;
 bu dâvâda gerçekten ciddî isek, o zaman asıl ve meşrû olan zeminde toplaşmamız gerekiyor, ki o da bu politikacıların boy gösterdiği o boka batmış zemin değildir, şunu bi anlayın lütfen artık!

... hak ve hukuk pazarlığa açık değildir.

... istense komple birleşilebilir, bildiğin iyilikte güzellikte, ama siz hâlâ yönünüzü kaçak saraya çevirmiş, bir kukla çete elebaşısını kıble yapmış, iknâya çalışıyorsunuz, siz iyi misiniz?!?

... ve neden yem.

... çünkü - yine ister küfredin, ister ne derseniz yine deyin - Avrupa Konseyi filânlar melek yüzlü Satanist'tir, temeli Masonik bi kere bunun.

... adamın biri kızını bodruma kilitleyip yıllarca tecâvüz ediyor, ve kendi kızından torunları oluyor, kimisini öldürüyor, ve yıllar sonra bu olay ortaya çıkıp adam hapse atıldıktan sonra ona "bu hikâyenin kitabını yazmak istemez misiniz?" diye teklif yapılabiliyor;
 işte Avrupa Konseyi.

... insanı konuşturtturtmayınız.

... "ne yâni, feshedilmesini mi savunuyorsun?" demeyin bakın bana lütfen hâlâ.

... yav, kim ki Erdoğan?!?

... ve Kılıçdaroğlu, ve Merâl vesâire?!?

... topu da aynı tezgâhın kuklası hepsi, uyanın artık, uyanın!

... bu sözleşmeyi - içeriğinden bağımsız olarak - sırf 'resmî' düzeyde geçerli saymak, bizzat Küresel Siyonist Ajanda'yı meşrûlaştırmaktır.

... "bak, demek ki feshedilmesini savunuyorsun sen de, seni gidi yavşak AkTrol seni!" dediğinizi duyar gibiyim yine bak, fakat hayır, sözleşmeyi de savunmuyorum, feshedilmesini de savunmuyorum, ama bunu anlayabilmeniz için o kitlevî kutuplaştırılmaca hipnozundan kendi rızânızla çıkmanız gerek mecbur, yoksa anlayamazsınız, maalesef.

... "ha, sen çok akıllısın, biz hepimiz salağız, öyle mi, sen kendini çok bişey sanıyorsun herhâlde?" diyeceksiniz şimdi de, ucuz ya, ânında görüntü.

... Hak, Hukuk ve Adâlet o işbirlikçi meşrûlaştırıcı suç ortağı Kılıçdaroğlu ve Merâl giller ile de, o Bilderberg'çi Berberoğlu ve Mason Soyer gillerle de gelmeyecek.

... çünkü Erdoğan'ın iplerini ellerinde tutanla onların iplerini ellerinde tutan aynı odak.

... çözmek istiyorsanız, ülkedeki ve dünyadaki sorunu sıkıntıyı bitirmek istiyorsanız, çok daha ciddî olmak zorundasınız, arkadaşlar, çok çok çok daha ciddî olmak zorundasınız.

... çağın teknik olanağı buna uygun artık.

... fakat siz daha hâlâ kümelere bölünüp burnunuzun ucuna tutulan havuçların peşine takılarak oyalanıyorsunuz, üstelik de kendinizi doğruda zannedişlerle avunarak.

... çözümün anahtarı ne Recep Tayyip'in, ne Kılıçdaroğlu ve Merâl vesâiregiller tayfasının, ne de Avrupa Konseyi zıkkımının ya da Siyonist Biden'ın değil, bizzat kendi elinizde, ama görmek istemiyorsunuz.

... çünkü o diyo "sen AKP'lisin", öbürü diyo "sen gâvursun" ...

... o zaman daha ne diye uğraşıyorsunuz ki?!?

... hadi dünyayı geçelim, ve dünyaya bire bir milyon yansıyan ve bu sorumluluğun vebâlini de sırtına yüklenmiş Görevli Ülke Anadolu olduğumuzu da bir kenara bırakalım, sorun sâdece kendi ülkemizden ibâretmiş diyelim hadi, farzedelim ve de varsayalım ki;
 ülke nüfûsunun %80'i - bakın, ara ara yazdıklarımı okumuş olanlar bilir, ben bunu da habire tekrar edip dururum da zâten - ülke nüfûsunun %80'i Erdoğan'ı da, o parti olacak çetesini de istemiyor ...

... bak, boru değil hea, %80!!!

... ve bu %80 neden ortada bir birleşmiş bütün olarak görülür değil, bilin bakalım?

... evet, particilikler yüzünden.

... yoksa detaylardaki ve dünya görüşlerindeki farklar yüzünden filân değil, sâdece ve direkt particilikler yüzünden.

... çünkü hepimiz çözüm istiyoruz zâten, ama çözüm kapısı olarak sandık dayatılıyor, ve bu %80'in yarısından fazlası da bu yemi yutuyor hâlâ maalesef.

... oysa, sırf "çözüm istiyor muyuz?" sorusunda bile birleşmeye niyetlensek sâdece, bu bile tüm %80'i de, o "AKP'li" diyerek hem gerici salak îlân ettiğin, hem de hâlâ pazarlık yapmaya çalıştığın kitlenin bile belki en az yarısının da bu birleşime katılmasına yeter ve artardı bile.

... ama hiç parti ve politikacı bulaştırmadan araya.

... reklamlı medyaları da hiç bulaştırmadan.

... çünkü ciddîysek, oyun oynamaktan vazgeçmek zorunda herkes.

... halk olarak kendi ortak kararımızla olağanüstü hâl ve seferberlik frekansında olmak zorundayız çözüm istiyorsak.

... ve eğer çocuklarımızın geleceği gerçekten umurumuzdaysa, o zaman mevcut sistemi de durdurmak zorundayız, yâni 'normal' diye şartlandırıldığımız şu alışverişli kariyerli rozetli gravatlı ticâretli sahte yetişkin filmini iptâl etmek zorundayız, kocaman tek bir âile olduğumuzu kabûl etmeliyiz.

... âilede büyük küçüğe "bana para vermezsen sana ekmek yok" der mi, demez.

... anneler birleşip öncülük edecek zâten.

... sözleşmeyi değil, içindekileri hedef alın.

... o içindekileri gerçek âdil eşitlik ilkesi doğrultusunda uygulamak istiyor muyuz, ona odaklanalım.

... polisin de, askerin de, savcının da, her bir meslekten de herhangi bir erkeğin psikopat ve/veyâ tâcizci, kâtil sapık vesâire olması olasılığının olduğu bir ortamda o sözleşme feshedilmese nolcak, feshedilse nolcak, feshedene bak üstelik, ciddîye alıyorsunuz üstelik!!!!!

... kadınlar arasında da var psikopatlık üzre olanlar, bu arada.

... ergenlik çağındaki çocuk yaştaki gençler arasında da var.

... dolayısıyla önce komple bir ayıklamaca gerekiyor.

... peki bu ayıklamacanın en pratik, en kolay yolu nedir sizce?!?

... "Sözleşmemizi isteriz!" diye Recep Tayyip'ten talepte bulunmak mı?!?

... tabi ki hayır.

... "ben psikopat da, tecâvüzcü de, sapık da, pedofili de, organ mafyası da, hırsız da değilim, kâtil de değilim, çiçeği de ezmem, kediye köpeğe de aslâ kötü davranmam" diyebilen herkes bir adım öne çıkacak, ama internet üzerinden canlı yayında.

... yalan söyleyen olursa, mutlakâ onu tanıyan birileri de çıkıp "yalan söylüyor" diyecektir.

... kim kimi suçluyorsa da bu suçu kanıtlamak zorunda olacak elbette.

... diyorum ya, annelerin öncülüğünde, kızların gönüllü moderatörlügünde, herkes tek tek "benim adım şudur, yaşım şudur, evliyim/dulum/bekârım, şu kadar çocuğum, şu kadar da baktığım hayvan dostum var veyâ yok filân diyecek, otomatik olarak damla damla göl olacak, kayda geçen canlı video konferans bağlantısıyla particilikler-, mezhepçilikler- ve -izm'lerüstü #SâdeceHalk olarak #BarışçılSivilİtaatsizlik kararlılığında #TopyekûnTamBoykot tavrında birleşerek hepbirlikte toplamda kaç kişi olduğumuzu ve herkes de kimliğini ve tüm özet özgeçmişini şeffaf bir biçimde ortaya koyarak böylece capcanlı bir canlı imzâ seferberliği yapılmış olacak, ve muhatap olarak da herhangi bir politikacı, sözde 'bakanlık' falan filân değil, bizzat kendimiz olucağz, bizzat kendimiz, muhatabımız kendimiziz diyceğz, biz milletiz, egemenlik bizimdir diyceğz, hem de kayıtsız ve de şartsız olarak!

... ve hep tekrar ettiğim gibi yine şunu da ekleyeyim elbette:

Her kim "ben şu konuda uzmanım" diyorsa, hangi konu ve branş olduğu da hiç farketmeksizin, ve kimler "ben de şu konuyu, bu konuları araştırdım" diyorsa, görüşü mörüşü ne olduğu da hiç farketmeksizin, tümü de birbirleriyle yüzleştirilecek.

... ve tüm bunların, yâni hepimizin tek tek kendimizi kısaca tanıtarak "ben bir çözüm çabasına varım!" diyeceği video konferansları silsilesinin de, uzman ve araştırmacıların yüzleştirileceği zeminin de kesinlikle SANSüRSüZ, SüRE LiMiTSiZ ve REKLAMSIZ olması koşulunu şart koşucağz;
 ve tümü de interaktif olacak, yâni heryerden herkesin rahatça ve ücretsizce erişip soru ve görüş ve şikâyet bildirebileceği bir katılımcılık üzre olacak tümü de.

... çözüm istiyorsak çağın mevcut olanağının sunduğu imkân doğrultusunda en ve yegâne meşrû yol ve yöntem bu.

... artık particilikler ve politikacılar değil, ÂCiLiYET SIRASINCA SÂDECE KONULAR OYLANACAK.

... bir #OnlineDoğrudanDemokrasi yâni.

... endişe ve kaygılarınızı, bu öneri ve fikir ile ilgili karamsarlığınızı filân da direkt o ortamın kendisinde saklamak zorundasınız.

... tek yol bu.

... ha, çözüm değil de, çatışma ve çözümsüzlük ve daha çok kaos, ve daha çok bölünme ve kutuplaşma mı istiyorsunuz?

... o zaman yine politikacıları kıble yapmaya devâm edin kendinize.

... ama çözüm mü, gerçekten gerçek bir çözüm mü istiyorsunuz?

... o zaman bu dediğimiz öneri ve fikir doğrultusunda bizzat katılıp "ben varım!" diyeceksiniz.

... herhangi bir particiliği, bir politikacıyı, bir sözde 'rûhânî önderi', herhangi bir 'ideolojiyi' reklam renginde dayatmaya kalkışan herkes de kendi kendini otomatik olarak diskalifiye etmiş olacak.

... elbette en ufak bir biçimde herhangi birine herhangi bir saygısızlık, hakâret ve sataşma filân da aynı sonucu, yâni diskalifiye olma sonucunu getirecek.

... çözüme ve kardeşliğe ve barışa giden yolda öncülük edeceksek, bunun yolu bu.

... ama kan ve gözyaşına devam diyorsanız, açlığa sefâlete ve çözümsüzlüğe devam diyorsanız, o zaman o riyâkâr politikacıların peşine takılmaya devâm edin, kimse tutmuyor.

... ve fakat şunu da tekrar hatırlatmak isteriz:

Demokrasi'nin ve Cumhuriyet'in anlam ve amacı vekillik değil, milletin egemenliğidir, hem de kayıtsız ve şartsız olarak.

... dolayısıyla ona göre düşünün yâni.

... günümüz teknik olanağı buna imkân tanıyor artık.

... vekile ihtiyâcımız yok.

... tüm konular âciliyet sırasınca masaya yatırılacak, uzmanlar sunumlarını yapacak ve birbirleriyle yüzleştirilecek, gerisi çorap söküğü.

... yemlere yüz vermeyelim, ve hakiki çözüm çabasında birleşmeye odaklanalım, vesselâm.

Kardeşiniz,

#HiÇ1PaRTi
The UYANDIRMA SERViSi & UYAN UYAN SANATiZM & Artizm
Varlığa Saygı
Dolphinz and Whalez R Sacred
All Children Must Be Allowed 2 Have Petz ve 'Almancı Nesiller' grup ve Sayfaları'nın 
kurucu admini;
 bağımsız anarko-melâmî sanatkâr ...
... ve barış aktivisti.

:::

... #BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #OnlineDoğrudanDemokrasi #VekillikÇöpe #SâdeceKonularOylanacak #TümUzmanlarYüzleştirilecek #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #TopuDaKukla #HiçbirineOyYok #MeşrûlaştırıcılığaSon #SATANiZMdeğilSANATiZM 

:::
:::
:::

Uluslararası 'HiÇ1PaRTi' | 'NoPoliticalPartiezAtAll' fb-Sayfası & fb-grubu & telegram grubu & telegram kanalı:





:::

Türkçe dilinde 'The Uyandırma Servisi' fb-grubu & 'Uyan Uyan' fb-Sayfası:



:::

Türkçe dilinde 'Sâdece Halk' whatsapp grubu:


:::

Sâdece Anneler/Kadınlar için açılan Türkçe dilinde 'Evrensel Anneler Birliği' whatsapp grubu:


🌻



6.03.2021

"İyi de, kapalı güvenlikli bir ana işletimci olmadan, Doğrudan Demokrasi'ye çomak sokmayan kalmaz. Bizimkiler oy pusulalarındaki amblemin yerini uçkurlarıyla ölçerek buluyor daha." şeklindeki yoruma yanıt:

.. bakın, eğer bu kesin kararınız olan bir yorum değil de, retorik dahî olsa cevâbını merak ettiğiniz bir soruysa, yanıt vermeye çalışayım:

1 - öncelik ve aslolan, mevcut gayrımeşrû vaziyeti ve topyekûn bağlı olduğu ve kirlettiği zemini reddetmektir, ki bunun "ona rağmen yine de başka yapacak birşey yok" gibi bir bahânesi mahanesi olamaz

2 - biz #OnlineDoğrudanDemokrasi derken, hemen şu anda kullanıma hazır güvenlikli bir oylama mekanizması var gibi bir iddiâda bulunmuyoruz zâten, ki bu da yine esas yine de buna odaklanılması gerektiği gerçeğini kabûl etmeye engel teşkil edemez, yâni mevcut yanlışı reddetmeyle yola çıkıp, sonra doğru olana da hepbirlikte odaklanılması gerekiyor diyoruz ki, bu da işte particilik ve politikacıların değil, ÂCiLiYET SIRASINCA SÂDECE KONULARIN OYLANACAĞI bir Online Doğrudan Demokrasi'ye geçişe odaklanmaktır, buna karşı da sizin burada yine dillendirdiğiniz üzre "hani hangi mekanizmayla" gibi bir bahâne de yeterli değil, hattâ anlamsız ve gereksizdir, çünkü şu an yok diye hukukdışı sandık fetişizmine odaklanmak yerine buna odaklanılırsa, böyle bir mekanizmanın üstelik güvenli de olabilecek bir şekli neden başarılamasın, Atatürk o satılmış son Osmanlı'ya rest çekerken ortada hazır kurulu bir Cumhuriyet mi vardı, önce doğru olana niyet edilip yanlış terk edilir, sonra herkes ortak bir gayret gösterir

3 - kaldı ki, dediğimiz gibi, "Online Doğrudan Demokrasi'ye geçiş" diyoruz, bakın, yâni esas âciliyet şu anki gayrımeşrû vaziyetin bertaraf edilmesidir, ki o da bizzat bu gayrimeşrû vaziyeti "Sayın Cumhurbaşkanı'mız" diyerek meşrûlaştırmayı sürdüren suç ortağı sözde 'muhâlif' particiliklerin herhangi birinin bunların yerine 'iktidar' îlân edilmesiyle filân olabilecek birşey değil, zirâ topunun da kafası da ruhu da zâten aynı Küresel Siyonist Ajanda'ya endeksli çünkü, yâni bunların hiçbiriyle olumluya yönelik herhangi bir değişim zâten mümkün değil, artı zâten dediğimiz gibi de yine, 'vekillik' mesleği de çağımız olanağı bize Online Doğrudan Demokrasi'ye geçişe odaklanma fırsatını da çoktan artık tanıyorken artık gereksiz bir 'meslek' şu an

4 - dolayısıyla, şu an öncelikli ve aslolan, önce tüm branşlardan tüm görüşlerden uzmanların SANSüRSüZ, SüRE LiMiTSiZ ve REKLAMSIZ bir Canlı Yayın ortamı koşuluyla, âciliyet sırasınca tüm konular masaya yatırılacak şekilde birbirleriyle yüzleştirilmeleri, ve buna eşzamanlı olarak da tüm particiliklerin ve politikacıların, ve tüm şirketçiliklerin ve işadamlarının da tepeden tabana yine şeffaf bir canlı yayın ortamında çapraz sorgulamaya tâbî tutulması zorunluluğudur

5 - bu sağlandığında zâten sorunun ve sorunların ülke ile ve ulus ile sınırlı olmadığı, ve tüm dünyayı, tüm insanlığı ilgilendirdiği de kesin kez netleşeceği için, insanlık da nihâyet hakiki bir şeffaf devrimi hepbirlikte elele dayanışarak gerçekleştirme fırsatını bulabilecektir

... neyse, size ne desek, siz yine "bırakın bu işleri, ütopya bunlar" dersiniz belki, ama şu an sırf bizim ülkede bile sırf bu facebook üzerinde bile 50milyondan fazla Türk üye olduğunu bi anlayın;
yâni "ama nasıl olacak ki" gibi bir olumsuz düşünceye prim vermiş olmak yerine, umuda ve hakiki olumluya şans vermeye çalışın öncelikle kendi düşünce ve iletişim alanınızda, lütfen, çok ricâ ediyorum.

... gerçekçilik ve ayakların yere basması gerekliliği, mevcut Küresel Siyonist Mafya'nın kuklası hâline gelmiş particilik ve şirketçilikleri meşrûlaştırmayı sürdürmek zorunda olmak anlamına gelmez.

... bunları reddetmek ve boykot edip yerine doğru olana odaklanmada ortak bir iletişim çabasında oluşumuz da bizi gerçekdışı ya da uçuk veyâ ayakları yere basmayan ütopikler yapmaz.

... hörmetler, vesselâm.

:::
:::
:::

Uluslararası 'HiÇ1PaRTi' | 'NoPoliticalPartiezAtAll' fb-Sayfası & fb-grubu & telegram grubu & telegram kanalı:

#HiÇ1PaRTi | #NoPoliticalPartiezAtAll (fb-Sayfası | fb-Page)

#HiÇ1PaRTi | #NoPoliticalPartiezAtAll (fb-grubu | fb-group)

#HiÇ1PaRTi - #SâdeceHalk | #NoPoliticalPartiezAtAll - #OnlyThePeople (tg-grubu | tg-group)

#HiÇ1PaRTi - #SâdeceHalk | #NoPoliticalPartiezAtAll - #OnlyThePeople (tg-Kanalı | tg-Channel)

:::

Türkçe dilinde 'The Uyandırma Servisi' fb-grubu & 'Uyan Uyan' fb-Sayfası:

The UYANDIRMA SERViSi [fb-grubu (Türkçe)]

UYAN UYAN [fb-Sayfası (Türkçe)]

:::

Türkçe dilinde 'Sâdece Halk' whatsapp grubu:

#SâdeceHalk [WhatsApp grubu (Türkçe)]

:::

Sâdece Anneler/Kadınlar için açılan Türkçe dilinde 'EvrenselAnnelerBirliği' whatsapp grubu:

Evrensel Anneler Birliği [WhatsApp grubu (Türkçe)]

🌻

:::

kRasNi siRius a.k.a. 'Kırmızı' Nazmi Akyıldız

5.03.2021

"Sandığa gitmeyelim, boykot edelim, tamam, sonra? Sonra ne olacak??" sorusu üzerine:

1. öncelikle GAYRIMEŞRÛ ZEMiN'E TOPLUCA REST ÇEKiLMiŞ OLACAK.

2. ülke nüfûsunun %80'i 'baştaki' bu AKP adlı kukla çeteyi istemiyor, ama aynı ezici çoğunluk; 

2.1. particiliklerce hem bölünüyor

2.2. hem de GAYRiMEŞRÛ ZEMiNi YENiDEN MEŞRÛLAŞTIRMACA TUZAĞINA DüŞüRüLüYOR

3. bu yüzden "sonra ne olacak?" sorusundan ziyâde, eğer bu GAYRiMEŞRÛ ZEMiN BOYKOT EDiLMEZ DE YENiDEN MEŞRÛLAŞTIRILARAK SüRDüRüLECEK OLURSA, ESAS O ZAMAN NE OLACAK, ONU SORMAK LÂZIM?

4. hiçbir sorun ve hiçbir konu şeffaf ve tarafsız biçimde tüm tarafların yüzleştirildiği bir SANSüRSüZ, SüRE LiMiTSiZ ve REKLAMSIZ CANLI YAYIN ORTAMI CiDDiYETiNDE HEPBiRLiKTE MASAYA YATIRILDI MI BUGüNE KADAR?

4.1. #TopyekûnTamBoykot tavrıyla yetinilmeyecek, böyle ciddî bir yüzleştirilme ortamı da şart koşulacak

4.2. yâni Topyekûn Tam Boykot tavrıyla birlikte "TüM BRANŞLARDAN ve TüM GöRüŞLERDEN TüM UZMANLARIN YüZLEŞTiRiLECEĞi, ve TüM KONULARIN ÂCiLiYET SIRASINCA HEPBiRLiKTE MASAYA YATIRILDIĞI;

4.3. - SANSüRSüZ
- SüRE LiMiTSiZ ve
- REKLAMSIZ bir CANLI YAYIN ORTAMI DIŞINDA HiÇBiR ORTAM ve ZEMiNi KABûL ETMiYORUZ, GEÇERLi ve MEŞRÛ SAYMIYORUZ" KOŞULUNDA DA BiRLEŞiLMiŞ OLUNACAK

5. bu ortama herhangi bir particilik ve politikacı da, herhangi bir şirketçilik ve işadamı da bulaştırılmayacak

5.1. particilikler/politikacılar ve şirketçilikler/işadamları, yine herkesin interaktif katılımına da açık ayrı bir benzer şeffaf canlı yayın zemini ortamında tepeden tabana ÇAPRAZ SORGULAMA sürecinden geçirilecek

5.2. bu süreç dâhilinde bu politikacı ve işadamları ülke içindeki ve dünyanın diğer tüm ülkelerindeki hangi bağlantılarla - ve satılmış yandaş veyâ uzaktan kontrollü sözde 'muhâlif' ya da sözde 'alternatif' medyanın tümü tarafınca da ya manipüle ve eksik aktarılan, ya da hiç konusu bile edilmeyen - ne tür görüşmeler ve ne gibi 'anlaşmalar'/'pazarlıklar' yapmışlarsa, bunlar da teker teker tespit edilip, diğer tüm ülkelerin halklarına da BU SEFERBERLiKTE HEPBiRLiKTE KENETLENME ZORUNLULUĞU DOĞRULTUSUNDA DAYANIŞMA ÇAĞRISI YAPILACAK

6. özetle;
çağımız teknik olanağı insanlığın artık herhangi bir particiliğe ve vekillik mesleğine ihtiyaç duyulmadan, herkesin kendi sesine sâhip çıkabileceği, artık parti ve politikacıların değil, ÂCiLiYET SIRASINCA SÂDECE KONULARIN OYLANACAĞI BiR #OnlineDoğrudanDemokrasi'ye GEÇiŞE ODAKLANMA iMKÂNINI GETiRMiŞTiR

6.1. dolayısıyla, ortada hepbirlikte bu imkândan yararlanabilme fırsatımız doğmuşken, HÂL KiMiN ELiNiN KiMiN CEBiNDE, KiMiN DE KüRESEL SiYONiST AJANDA'NIN KUKLASI OLUP OLMADIĞININ MUÂLLAKLIĞI ve GAYRICiDDiYETi ORTAMININ GAYRiMEŞRÛ DAYATMALARINA ve KiTLEVî HiPNOZUNA BOYUN EĞMEYi SüRDüRMEYi TERCiH ETMEK ENÂYiLiK, GAFLETLERiN EN BüYüĞü ve ABESLE iŞTiGÂL olarak kayda geçmektedir

6.2. ve dolayısıyla da popülarist olumsuz kitlevî hipnoz akımının etkisinde kalarak hâlâ yine daha "peki bunu kim anlar ki, hani kaç kişiyiz ki?" filân yapmak yerine de, bu âciliyet ve ciddiyet zorunluluğunun idrâki ve bilinci ve sorumluluğu doğrultusunda kendimize sâdece ve sâdece şunu sormalıyız:

"BEN BUNU ANLIYOR MUYUM? BEN HANGi TARAFTAYIM?"

... o kadar.

... CUMHURiYET demek, halkın egemenliği demek.

... yetti gayrı, vesselâm.

:::
:::
:::

Uluslararası 'HiÇ1PaRTi' | 'NoPoliticalPartiezAtAll' fb-Sayfası & fb-grubu & telegram grubu & telegram kanalı:





:::

Türkçe dilinde 'The Uyandırma Servisi' fb-grubu & 'Uyan Uyan' fb-Sayfası:



:::

Türkçe dilinde 'Sâdece Halk' whatsapp grubu:


:::

Sâdece Anneler/Kadınlar için açılan Türkçe dilinde 'EvrenselAnnelerBirliği' whatsapp grubu:


🌻

:::

21.02.2021

Eskiden gayrimeşrû yoldan gelen para haramdı, bugün paranın kendisi ve her çeşidi bizzat gayrimeşrû #TopyekûnTamBoykot

... kuruşu da huzur muzur getirmez, kurusu da, yaşı da, kriptosu da, dijitali de;
 ne de altın, ne de gümüş, ne de birşeyin bizzat kendi değerinin dışında biçilen herhangi bir fiyat.
  ... domatesin besin değeri ne ise, onun ya "birebir karşılığı Vitamin C iki adet yeşil biberde var" dersin meselâ, geçerlidir.
  ... ya da "bende şu kadar şundan var, bu üründen var" dersin, ihtiyâcı olanla ya gönülden paylaşırsın, ya da o da sana "ben azıcık çatpat İngilizce biliyorum" der, "boya badana işlerinden anlarım biraz" filân der, anlatabiliyo muyum ...
... çünkü neden?

"çünkü parasal sistem artık tüm dünyada hem enerjisel olarak, hem de bildiğin maddesel olarak Küresel Siyonist Ajanda'nın bizzat kölelik zinciridir bugün"

... afferim, budur.

... artı, bi de zâten?

"bi de zâten, aynen nasıl ki artık bu Internet denen olay var, bu sâyede de artık herhangi bir biçimde bizi temsil etmeleri için vekillere mekillere herhangi bir ihtiyâcımız kalmamışsa, aynı onun gibi, artık insan eriştiği evrimsel derecesine yakışır şekilde doğrudan direkt sâdece iletişim kurarak, bir hepbiraradalıkla, ve bir farklılıklara rağmen yanyanalıkla, hattâ gönüllülük üzre gönülden paylaşımcı ruhun üstün ahlâkî frekansının bilincinde olarak, erdemlilik, sorumluluk ve liyâkat doğrultusunda doğrudan ve direkt İmececi Dayanışmacı Düzen'e geçişe odaklanmayı tercih edebilir"

... bravo, o kadar basit!

... yâni neymiş?

"O.D.D. = Online Doğrudan Demokrasi, ve
İ.D.D. = İmececi Dayanışmacı Düzen"

... şâhâne! 🌻

:::

... insanca, insan gibi insan olarak hepbirlikte, yanyana güzelce ve kardeşçe yaşamaya başlamanın vakti çoktan geldi de, geçiyo bile bak, ama acele yok, ama âciliyet var, vesselâm.

:::


Daha evvel de defâten paylaştığımız metni de yine ekleyelim, vesselâm:

1. dünya 'liderler' için oy verme işine DAHA FAZLA KATLANMAYACAK
#BarışçılSivilİtaatsizlik

:::

2. insanlık buna karşı birleşmek zorundadır
#TopyekûnTamBoykot

:::

3. nerede olduğu farketmeksizin, istisnâsız tüm particilikler küresel Siyonist Bankasal Ajanda'ya hizmet ediyor
#HiÇ1PaRTi

:::

4. aramızdaki detaylardaki farkları ardımızda bırakıp, araya hiçbir politikacı katmadan birleşmek zorundayız
 #SâdeceHalk

:::

5. - tek bir ağacın dahi kesilmesine izin verilmeyecek
- her birey sadece gönüllü olduğu, en mutlu, en verimli olduğu işlerde çalışacak
- para ve sınırlar tarihin çöplüğüne gömülecektir
#GeziRuhu

:::

6. - insanlığı ilgilendiren tüm sırlar ifşa edilecek
- her bir işin her bir aşamasının tüm verileri halkın denetiminde ve kontrolünde olacak
#ŞeffafDevrim

:::

7. - artık ne siyâsî particilikler, ne de 'maaşlı vekiller' değil, #SâdeceKonular oylanacak
- kolektif bilinç ve ortak vicdan doğrultusunda bir aciliyet sırası mantığıyla
- ücretsiz ve sansürsüz
#OnlineDoğrudanDemokrasi

:::

8. - canlı veya cansız her varlığın her bir hücresinin her bir yapısal unsurunu birarada tutan ve dağılıp yokolmasına engel olan yegâne ilâhî kudret, şefkat ve sevgidir, ki bu noktalar arasındaki iletişim akışının daimî enerjisini oluşturur
- bu mikrodan makroya, varoluşun tüm formları için geçerli yegâne kuraldır, yâni varoluşları var kılan şey aslında iletişimdir
- Kuran'ın çok özel bir yer verip kutsadığı İsa Peygamber'in sözünü ettiği 'altın' da aslında iletişim için bir sembolik ifadedir
- dolayısıyla, başından beri 'İnsanlığın Altın Çağı' ile kastedilen şey de aslında İletişim Çağı'dır
- işte şimdi BU HAKiKAT çerçevesinden baktığımızda, verilmiş 'altını' kat kat artırarak geri verenlerin ödüllendirilmesi, ve fakat emânet edilmiş 'altının' harcanıp yitirilmesi sonucu da "taş taş üstünde kalmayacak olması" bu şekilde hepimiz için çok daha bir anlam ifâde edecektir
 #İletişimHakikiAltındır

:::

9. - bu sebepten, 'sıradan' halkın - ne konuda olursa olsun - bilgi ve belge biriktirmiş olanlardan bunlar üzerinde hak talep etme zamanının geldiği kadar, bu tür birikmiş bilgi ve belgeye sahip olan 'özel' insanların da bunları 'sıradan' halkın ücretsiz erişimine açması zamanı da çoktan gelmiş bulunmaktadır
#UyanUyan

:::

10. - tüm bilgiler ve belgeler tarafsız uzmanların sunumlarıyla
- SANSüRSüZ
- SüRE LiMiTSiZ ve
- REKLAMSIZ Canlı Yayın ortamında olması koşulu altında birbiriyle karşılaştırılacak
- bize de, halk olarak, hepbirlikte nihâyet neyin doğru, neyin yanlış, kimin iyi, kimin kötü olduğunu belirleyip tespit etmek kalacak
#VakitOVakittir

:::

11. #TümParticiliklerYargılanacak 

:::

12. Vekillik denen 'meslek' komple iptâl edilecek
#VekillikÇöpe 

:::

13. - hakiki Sanat kötülüğün ve abesliğin emrindeki sahte 'sanattan' arındırılacak, menfî olmayan, çıkarcı olmayan, kalpleri bütünün hayrı adına atan hakiki Sanatkâr frekanstaki insanlarca Felsefî Boyut'a yükseltilecektir
#SATANiZMdeğilSANATiZM 

:::
:::
:::

Uluslararası 'HiÇ1PaRTi' | 'NoPoliticalPartiezAtAll' fb-Sayfası & fb-grubu & telegram grubu & telegram kanalı:





:::

Türkçe dilinde 'The Uyandırma Servisi' fb-grubu & 'Uyan Uyan' fb-Sayfası:



:::

Türkçe dilinde 'Sâdece Halk' whatsapp grubu:


:::

Sâdece Anneler/Kadınlar için açılan Türkçe dilinde 'EvrenselAnnelerBirliği' whatsapp grubu:


🌻

5.10.2020

HAKKIN ÖZüNE DΩĞRU

 

... söz & müzik:
kRasNi siRius
a.k.a.
'Kırmızı' Nazmî Akyıldız
(1996)

kayda evsâhipliği & teknik asist & flüt:
Okan Kovancı
(2005)

:::

"'İşte benim sırrım, çok basit:
İnsan iyi ve doğru olanı ancak yüreğiyle görebilir.
Gözler gerçeği göremez.'
Unutmamak için 'Gözler gerçeği göremez' diye tekrar etti Küçük Prens.
'Gülünün senin için bu kadar önemli olmasının nedeni, ona harcadığın zamandır' dedi tilki.
'Gülüm için harcadığım zaman ...' diye tekrarladı Küçük Prens …" ...

:::

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BenimBakanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #OnlineDoğrudanDemokrasi #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe

:::

#NoPoliticalPartiezAtAll #OnlyThePeople #TotalBoycottWorldwide

:::

görsel:
Onur Ozan Yalçın
(2020)
[Link]

...

Soundcloud'dan dinlemek için --> TIKLAYINIZ <-- lütfen!

YouTube'dan dinlemek için --> TIKLAYINIZ <-- lütfen!

:::


27.09.2020

"sen bu konuda yetkin misin ki?"

Okumak için --> TIKLAYINIZ <-- lütfen.

20.09.2020

... bilmiyoruz ...

Okumak için ---> TIKLAYINIZ <--- lütfen.

6.09.2020

Evinize girmeye çalışan hırsıza da "bu yaptığın suç, bak istersen tekrar bi düşün" filân diyo musunuz, ey sözde pek bi 'muhâlif' particilikler? #TopyekûnTamBoykot

... ya da bunu o sırada âile içinde oyluyor musunuz meselâ, "hırsızı karışmayalım bırakalım eve girsin mi, yoksa engel mi olsak daha doğru olur?" filân şekli? ...

... ya da görüyorsun ki meselâ, gözünüzün önünde bir kadın tâcize uğruyor;
önce bi kafeye filân oturup arkadaş grubunuzla oylama mı yaparsınız bu konuda, "müdahale edelim mi, etmeyelim mi?" diye?

... daha var ya, öf yâni ...

... yok, bunlar şeyi oyliycak, doğru ya, "hırsıza hangimiz en iyi engel olur?", "tâcizciye hangimiz en iyi müdahale eder?", böyle aday filân da belirleyip önce, hattâ bi de seçim konuşmaları sonra, o sırada olan olmaya devam ederken, programlara dâvet edilmeler filân sonra, deri deri koltuklar, takılmayın peşime kaltaklar, öyle ya ...

:::

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe ...

...

31.08.2020

Noldu şimdi, o zaman vatan kurtarılmıştı, şimdi satıldı, ama İmamoğlu filân mı geri alacakmış, bu mudur? #TopyekûnTamBoykot!

 

... insanlık sıkıntıda, büyük sıkıntıda.

... e biz de insanlığın bi parçasıyız, dolayısıyla milletimiz de büyük sıkıntıda.

... ama ben öyle sâdece şu mevcut gündeme dayattıkları 'virüs' olayından bahsetmiyorum sıkıntı derken.

... bunun da arkasında olan şeyden ... ha, noldu, hemen "al, bi komplo teorisyeni daha, üstelik 'Almancı', üstelik diploması bile yok, gelmiş burada konuşuyo" mu oldunuz şimdi?

... olun, güzel, ama lütfen okumaya devam edin yazdıklarımı, ricâ ediyorum.

... hayır, elbette yazdıklarımdan memnun kalmazsanız bunun karşılığında size o değerli dakikalarınızı geri veremem, ama baştan söyledim, bişey satmıyorum, kendimi aday maday filân da göstermiyorum, ama yine de bi çözüm önerim olduğuna inanıyorum.

... bu noktada yalnız da değilim, ve bu fikrin bi patenti filân da yok;
 yâni eğer sâhip çıkacak olursak, hepimizin ortak fikri de olmuş olacak bu zâten.

... ne diyorduk, sıkıntı büyük.

... sınırların olması sıkıntı.

... para diye birşeyin, yâni parasal sistem diye birşeyin olması sıkıntı.

... hea, bu arada, öyle çıkarcı egoist, kariyerinden ferâgat etmeyecek, mevcut sistem dâhilinde îtibâr ve başarı peşinde, ya da zâten îtibarlı ve başarılı olduğunu düşünüp, bunları kaybetmek istemeyen, hattâ üçkâğıtçı biriyseniz, zâten yazdıklarım size göre değil;
 "lan bu şimdi mi söylenir" dediğinizi duyar gibiyim, de yâni, en azından söyledim, söylemeyebilirdim de, hadi naş naş bakem siz, anca gidersiniz!!!

:::

... kaldık mı bizbize?

... vay, meraktan okumaya devam eden de varmış bu fitne fesat taraftan hâlâ, amanın da amanın ...

... gelgelelim tekrarımıza ...

... konubaşlıkları için âciliyet sırası belirlenmek zorunda.

... ölçümüz, yeryüzünün tüm çocuklarının, ve daha da öncelikle anne karnındaki tüm ceninlerin dahî şu anki ve gelecekteki sağlıklarının korunmaya, yâni garantiye alınmasıdır, psikolojik ve fiziksel.

... fakat zeminimiz satılmış kurumsallık kisvelerindeki çakma 'Bilim' değil.

... hah, peki bunu, yâni hakiki 'Bilim'i neye göre belirliyceğz?

... bence vicdânın akla göre değil, aklın vicdâna göre çalışması belirler hakiki 'Bilim'i.

... sonuçta bu illâ ki masaya yatırılacak.

... tüm konulardaki tüm uzmanlar muzmanlar birbirleriyle yüzleştirilecek, tüm karşıt görüşler hem de;
 öyle "şu satılmış medya benim, sen git sansürlenmekten kaça kaça dert anlatmaya çalışadur, biz paraları götürelim" yok.

... reklamsız, sansürsüz, ve süre limitsiz bir canlı yayında tüm konular masaya yatırılacak.

... şimdi burada duralım ama önce.

... niye, çünkü "mevcut yapıda bunu kim nerden nasıl bilip bulup tâkip edecek ki" gibi bir sorun var.

... bunu nasıl çözeriz?

... bunu şöyle çözeriz:

... bu yönde hemfikir olanlar olarak, bi yandan yine hâlihazırda yaşadığımız hayatlarımıza devam ederken, sâdece beş on dakikamızı ayırarak, bizzat önce kendi zihnimizde buna yer açmaya karar verdiğimizi düşünelim, beleş, bi deneyelim mi?

... sonra mı nolcak?

... inkâr edemezsiniz ki, daha doğrusu îtirâf etmelisiniz ki, yeryüzündeki tüm siyâsal sistemsel vaziyet artık boka sarmış vaziyettedir;
 o yüzden lütfen artık daha hâlâ herhangi bir siyâsî parti veyâ politikacı üzerinden herhangi bir çözüme ulaşılabileceği zannından da eğer hâlâ vazgeçmediysek, bakın lütfen diyorum, lütfen vazgeçelim.

... hemen "e nolcak, o zaman anarşi kaos olur?" demeyin, panik yok, paranoya yapmayın.

... çünkü bi kere öncelikle zâten Anarşi kelimesinin gerçek meâl karşılığı kaos ve terör değil;
 ve sonra da şu ana kadar - ve hem ülkede, hem dünyada -, asıl esas bu mevcut siyâsal sistemsel vaziyet ortalığın içine zıçıp batırmadı mı zâten, hem de yeterince belirgin bir biçimde, kör müyüz?

... bizi bu hâlden kurtarmasını da daha hâlâ inat ve ısrarla bu durumu bizzat bu hâle getirmiş olan bu mevcut syâsal sistemsel vaziyetten istemenin, beklemenin, ummanın, ve üstelik de hattâ talep edebiliyor olmanın ne kadar saçma, ne kadar abes, ne kadar aptalca birşey olduğunu lütfen, çok ama çok ricâ ediyorum, göremiyor musunuz?!?

... şimdi yine "iyi de, ya naaapalım" diyorsunuz ya doğal olarak, şimdi siz de orada bi durun azıcık, sâdece bi durun, ve o soruyu tekrar, ama bu defâ gerçekten merak ederek sorun;
 yâni retorik değil, "yapacak başka bişey yok ki, elimiz mahkûm, mecbur birini seçiceğz, başımızda hükümet olmadan ortalık karışır" şartlandırılmışlığı olmadan tekrar sorun ...

... çünkü başta bir pâdişah olmadan da herşeyin gâyet daha bile iyi olabileceğini Lâik Cumhuriyet'in ilk yıllarına bakarak gördük neticede, di mi?

... hiç öyle şimdi "ama Atatürk diktatördü" filânlara girmeyin, onu tartışmıyoruz;
 birilerine göre diktatördür, birilerine göre değildir, konu o değil ...

... ortada inkâr edilemeyecek bir başarı var, bir devrim var, ve öyle bir devrim ki üstelik, sonsuz devrimlere de kapı açan bir devrim;
 hangi akıl bunu inkâr edebilir?

... ama şimdi noldu o devrim?

... Atatürk öldürüldüğü an, devrim de onunla birlikte gömüldü.

... ama mümkün olabileceğini bize göstermedi mi, hem bize, hem tüm dünyaya?

... yav hayır, içkiden filân ölmedi, geçin o yalanı!

... bildiğin öldürüldü!

... ve bu konu da elbette masaya yatırılır, karşıt görüşte olanlar da, biz gibi düşünenler de ellerinde ne kanıt belge varsa koyar ortaya, görürüz o zaman Sinek Papaz kimdeymiş, Karo Vale kimdeymiş, Maça Kızı kimdeymiş, Kupa As kimdeymiş.

... ama dediğimiz şartlarda.

... reklamsız, sansürsüz, ve süre limitsiz canlı yayında, yiyosa.

... bu şartlardan kaçan hiç konuşmasın.

... sonuçta uyduruk bi Hilâfet fantazisinin Emperyalizm'e teslim ettiği ülkeyi geri almakla kalmayıp, bizzat Millet'in kendisinin Egemenliği'ne geri teslim ettiğinde Atatürk, henüz ortada televizyon denen şeyin bile olmadığı o dönem şartları altında akıl mantık gereği halkın sesinin vekillerce temsil edileceği Türkiye Büyük Millet Meclis'ni kurdu, evet, ama aslolan vekillik de değildi, meclis binâsı da değildi ki, aslolan halkın sesinin temsil edilmesiydi.

... bakın, "halkın DA sesinin" filân değil, yâni "birileri yine bi nevî pâdişah olsun, ama halkın da sesi temsil edilsin bi kenardan" filân değil;
 meclisin, meclis binâsının ve Cumhuriyet'in amacı ve anlamı, Halk'ın Egemen olması, Millet'in bizzat Devlet'in ta kendisi olmasıydı, ki vekilliğin adı da bu yüzden vekillikti ...

... yoksa "halkın hiçbir boktan anlayabileceği yok, bâri iyi kötü kafası çalışan, ama işimizi görecek adamlarımız olsun da burada" gibi bişey değildi yâni amaç.

... gelelim bugüne.

... bugün internet var.

... ben halkım.

... bu benim sesim.

... okuyorsun, görüyorsun.

... arada herhangi bir vekil olmadan hem de.

... demek ki neymiş?

... evet, vekillik çöpe!

... "ama kaos" mu "olur" mu, yine mi, hâlâ mı?

... yav, kaos bu sözde 'vekiller' yüzünden VAR zâten şu an diyorum ya, bundan daha beteri nasıl olabilir ki?!?

:::

... ülkenin ve dünyanın sağduyulu insanları olarak birleşelim, tüm konuları masaya yatıralım şöyle, âciliyet sırasınca;
 tüm konulardaki tüm uzmanı muzmanı, araştırmacısı yazarı teker teker reklamsız sansürsüz ve süre limitsiz bir canlı yayında yapsın hepsi kendi sunumunu, sunsun iddiâsını, sonra da halk bunları direkt oylasın, direkt aha şu elimizdeki akıllı telefondan doğru, ânında görüntü ...

... herkeste akıllı telefon mu yok?

... e o kadar sandık fetişizmi için yıllarca halkın parası harcandı durdu, çıt yok, şimdi bu mu sorun oldu?

... kesersin şarlatan maaşlı sözde 'imamların', sözde 'müezzinlerin' maaşını, dağıtırsın akıllı telefonu olmayanlara birer akıllı telefon, buyur, çözüm iste sen yeter ki!

... kim mi yapacak?

... sen tabi, bu ülke yapacak, ülkenin yüzde sekseni Lâiklik diyor, sağır mısın?

... yâni Hakiki İslâm'ı görmek istiyor halk, çünkü Lâiklik zâten Hakiki İslâm'ın emri;
 çünkü bizzat Peygamber "kişinin namazına mamazına filân değil, iyi bir insan olup olmadığına bakınız" demiştir özetle, çünkü o sözde 'imam' ve 'müezzin' olacak maaşlı şarlatanlar eğer harbiden Müslüman olduklarını iddiâ ediyorlar ise, o zaman maaş neyin almaksızın beleşe gönüllü olarak da kıldıracaklar mecbur o namazları, hem de yetmez, harbiden Müslüman olduklarını iddia ediyorlar ise, Türkçe'sinden okuyacaklar Âyetleri de.

... tamam mıyız?

... "ama aç kalırız o zaman" şekli bi mıymıy mı duydum şimdi bu sözde 'imam' olacak maaşlı şarlatanlardan?

... be adam, hani işsizlik yoktu ya mâdem, gidin çalışın?!?

... ama Allah'ın Din'ini para için istismar etmeyin!

... size o memurluk görevi bu Din'i istismar edesiniz, görevinizi suistimal edesiniz diye verilmedi;
 hurâfeden yalandan arındırasınız, ve aslına, vicdâna göre calışan akıl ile, tüm insanlığın eşitçe ve özgürce yaşayabileceği bir dünyanın nasıl kurulabileceğine rehberlik edesiniz diye verildi o görev size.

... ama siz o görevi farklı niyetlerle aldıysanız, o zaman yandınız.

... bak yine, konu neyken noldu ...

... ne diyodunuz?

... ama herkeste akıllı telefon mu yoktu?

... bu sözde 'imam' olacak maaşlı şarlatanların maaşlarını kesersek, bi şekilde karşılar mı o açığı, karşılamaz mı?

... nasıl, duyamadım?

... biraz daha yüksek sesle az tam anlayamadım, ne dediniz?

... "karşılar elbette, daha fazlasını bile karşılar" mı dediniz, doğru mu duydum zilin sesini?

... işte bu aklı vicdânına göre çalıştıran, insan olan insanların o güzel sesi!

... peki şimdi de o sözde 'vekil' olacak maaşlı şarlatanların maaşlarını da keselim bi de, bakalım noluyo?

... nasıl mı yapıcağz?

... halkız biz, halk!!!

... beni temsil edemeyene ben neden maaş ödeyeyim?!?

... paranın bizzat kendisini bile kaldırırız;
 hayır uçmadım, özüme döndüm!

... imececi dayanışmacı düzen olacak işte negüzel, fıstık gibi!

... tamam mıyız?

... kimse lider olmiycak, hakiki 'Bilim Kurulları' millete herşeyi sırayla tüm çıplaklığıyla îtiraf edecek, teker teker;
 ve tekrar ediyorum, reklamsız, sansürsüz, ve süre limitsiz bir canlı yayında!

... halk da tüm konuları bizzat elindeki akıllı telefonla, ya da masaüstü bilgisayarla mı oyluyo artık, ama 7/24 oylayacak, ve ama SÂDECE KONULAR OYLANACAK;
 particilik ve politikacılar filân değil, SÂDECE KONULAR!

:::

... bu imkânsız değil, bu bi zorunluluktur!

... ama kafada, bizzat önce kendi zihnimizde başlar.

... ve dâima tekrar ettiğim gibi, buraya da ekleyeyim;
 eğer bu olacaksa, olmalıysa, o zaman bunun öncülüğünü de bu bilinçte birleşebilen kadınlar yapacaktır, yapmak zorundadır.

... ve ille de bir Yön-Edici olmalı diyorsanız da, zâten böyle bir çözümde birleşebilen bir kitlenin içinden çiçek gibi açacak bir Bilgeler Konseyi zâten kendiliğinden mutlakâ ve şüphesiz ki uygun bir insanı, bilge bi insanı rehber olarak da belirleyebilecektir, vesselâm.

:::

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #OnlineDoğrudanDemokrasi #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe

29.08.2020

Çok üzülüyorum. Elbette kişisel değil, kesinlikle toplumsal. Ama niye kafaya takmiycakmışım, asıl herkes neden takmaz ki?

 

... halkın sağlığı gerçekten umurlarında olsaydı, ... diye başlayarak sayılacak tonlarca şey varken, ... misâl mi isteniyor?

... ciddi ciddi?

... ve sorumlu olan sâdece ülkemizdeki sözde 'hükümet' olacak kukla çete mi sanki?

... şu en az onlar kadar uzaktan kontrollü meşrûlaştırıcı işbirlikçi sözde 'muhâlif' particiliklere ne demeli, gerek ülkemizdeki, gerek tüm dünyadaki?

... harbiden gerçekten bıkmadınız, sıkılmadınız mı?

... benden ve ben gibilerden mi bıkıp sıkıldınız?

... bravo!

... ödediğiniz vergiler size - ki sâdece 17 yıldır da değil - yolsuzluk, tecâvüz, cinâyet, doğanın katledilmesi, öz kültürün içten çürütülüp tarımın hiçedilmesi, vatanın satılması, darbe üstüne darbe, vs. vs. vs. olarak geri dönüyor, ama siz daha hâlâ bu işin "yeniden tekrar parlamenter sisteme dönüş" ile düzeltilebileceği zırvasına inanabiliyorsunuz, öyle mi?

... belki kendinize karşı olmasa bile, çocuklarınıza ve torunlarınıza karşı zerre bir sorumluluk duygusu hissediyorsanız eğer, sizden ricâm, ve yazdıklarımı kendiniz belki defâten okumuş da olsanız, başkalarının da belki okumasını isteyebileceğiniz bölümler olabilir diyerekten, şuraya hemen bunun altına tekrar ekleyeceğim *hashtag*li tıklanabilir kelâmdan herhangi birine tıklayarak, karşınıza çıkacak olan, şu ana kadar yazmış olduğum notlardan dilediğinizi ister kendiniz için tekrar okuyun, ister paylaşın, ama bana getireceğiniz eleştiri lütfen mevcut satılmış yandaş veyâ sözde 'muhâlif' medya renginde olmasın.

:::

... bu gezegendeki ömrümüz ne kadar ki, bu mevcut sahte gerçekliğe daha fazla kurban edilemeyecek kadar değerli değil mi her birimizin canı, neyin peşindeyiz, bu nasıl anlamsız ve abes bir sidik yarışıdır, kafayı yemişlerle birlikte siz de mi kafayı yemek istiyorsunuz, yok 'güçlü ülke'ymiş, yok 'güçlü ekonomi'ymiş ...

... birileri Deccâl programını zorlayıp duruyor, ne tapu ne senet hiçbir zannınızın bi değeri ve geçerliliği kalmayacak, tutunduğunuz her birşeyler elinizin ayağınızın altından kayıp gidecek, egolar bertaraf edilip insan gibi insanlar olarak birleşilmedikçe hiçbirimizin hiç, ama hiçbir birikimi ve tecrübesi hiçbir halta yaramayacak, biz neyi bekliyoruz?

... ortaya bir lider filân çıkmayacak ...

... ve birleşilmediği müddetçe bir Bilgeler Konseyi de toplanmayacak zâten, kime neye toplansın?!?

... birleşilmeli ki, ille bir rehber şartsa bu karanlıktan çıkılması için, o Bilgeler Konseyi de toplanabilsin ki, o rehberi belirleyebilsin;
yoksa yok, yok, bildiğin yok ...

... "bu partili Başkanlık sisteminden tekrar geri parlamenter sisteme geçilmeli"ymişmiş, vışşş ...

... ve biz böyle deyince de "ne yâni, partili başkanlık mı devâm etsin?" şekli ânında mevcut kısır köhne şartlandırılmışlıklar patlatılır yüzümüze ...

... "ya başka ne?", di mi?

... bi de uzatmadan kısa keserek izâh edecekmişiz ...

... ama particiliklerin saatler, günler, haftalar ve yıllar, hattâ onyıllardır dayattığı zırvalığa rahat rahat katlanmaca, onlar gerçekçi, biz ütopik uçuk, hey gidi ...

... altı üstü birleşilecek ...

... dedikoduya son verilip, ...

... yok, bezdim, ben de bezdim ...

... ille şov yapılacak, ıyyy, yok ağbiciğm ablacığım, ister al, ister alma, ben bişey pazarlamıyom, hele kendimi zâten, manyak mıyım ben, salak mıyım, beden terki sonrası kime ne borcum kalmış olacak, varsa kıyaslanamayacak kadardır, ne kadar kul hakkı yemişim, kimi kasıtlı incitmişim, benim de kapasitem belli neticede, isteseydim şu ana kadar çoktaaaaan Mars'a da giderdim, Kars'a da giderdim, maksat kariyerse, havaysa, keyifse, o sidik yarışına yetişemeyeceğimden mi iştirak etmiyorum sanki, anlamı yok, mevzu o değil, onçin bedenlenmedik ...

... o ne yav, istemiyorum, yanlış çünkü.

... bak, sabah oldu, ortalığa yayılan gürültü kumruların sesini ezip geçmeye başladı bile yine, al işte kanıt, yanlıştayız, tüm bu şekil baştan aşağı yanlış ...

... asfalt, beton, telaş, ...

... yazık, yanlış.

... "dur, nereye, parlamenter sisteme dönülmeyecekse, ya ne olmalı?" ...

... e ama gel de şimdi "yav, kaç kez yazmadık mı zâten?" filân deme ...

... öf yâni.

:::

#BenimBaşkanımDeğil #BenimBaşkomutanımDeğil #BarışçılSivilİtaatsizlik #TopyekûnTamBoykot #HiÇ1PaRTi #SâdeceHalk #GeziRuhu #ŞeffafDevrim #OnlineDoğrudanDemokrasi #İletişimHakikiAltındır #UyanUyan #VakitOVakittir #TümParticiliklerYargılanacak #VekillikÇöpe ...

...