>>>Gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun'un sokak ortasında vahşice dövülerek katledilmesi, sanıkların iddialarının aksine planlı ve öldürme kastıyla hareket edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Videodaki bağımsız sanatçı Nazmi Ayıldız'ın da vurguladığı üzere, "mahallenin bekçiliği" rolüne soyunup insanları sokak ortasında öldüresiye dövüp bırakmak hiçbir hukuki, insani ya da ahlaki kalıba sığmamaktadır.
Olayın arkasındaki gerçekler ve dava sürecinde ortaya çıkan çelişkiler şu şekildedir:
## Sanıkların "Haklılık" İddiaları ve Adli Tıp Raporu
* "Hafifçe Vurduk" Yalanı: Tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin, mahkemedeki ifadelerinde Hakan Tosun'a yalnızca "hafifçe vurduklarını, dürttüklerini" iddia etmişlerdir. Ayrıca Tosun'un "uygunsuz hareketler yaptığını ve alkol/uyuşturucu etkisinde olduğunu" öne sürerek suçtan kaçmaya çalışmışlardır.
* Gerçek Adli Tıp Raporu: [Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu], sanıkların tüm iddialarını çürütmüştür. Rapora göre Hakan Tosun'un kanında uyuşturucuya rastlanmamış; ölümünün "şiddet kaynaklı ağır kafa travması" sonucu gerçekleştiği kesinleşmiştir. Tosun'un kafatasında, yüz kemiklerinde, göz çukurunda ve boyun omurgasında kırıklar; beyninde ise ağır kanama ve ezilme tespit edilmiştir. Bu tablo, basit bir "uyarı" veya arbede değil, doğrudan cana kasteden örgütlü bir linç girişimidir.
## Neden Polis Çağırmadılar?
Normal şartlarda rahatsız olunan bir durum karşısında kolluk kuvvetlerine haber verilir. Ancak kamera kayıtları ve tanık beyanları, sanıkların amacının düzeni sağlamak değil, şiddet uygulamak olduğunu kanıtlamaktadır. Üstelik darp sonrasında bilinci kapalı, kimliği ve telefonu kayıp haldeki Hakan Tosun'u ölüme terk edip kaçmışlardır. Tosun, hastaneye kaldırıldığında üzerinden kimlik çıkmadığı için ailesine ancak 27 saat kadar sonra haber verilebilmiştir.
## Davadaki Karanlık Noktalar ve Güncel Durum
* Motosikletli Üçüncü Kişi: Videoda ve aile avukatlarının beyanlarında sıkça geçen, olay anında orada bulunan motosikletli bir üçüncü kişi (Y.Ö.) bulunmaktadır. Aile bu kişinin bir "infaz timi" gibi hareket ettiğini belirtmesine rağmen, şahıs sadece "tanık" olarak dinlenmiş ve serbest bırakılmıştır.
* Kabarık Suç Kayıtları: Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın temmuz ayındaki son duruşmasında, sanıkların geçmişte onlarca suç kaydı olduğu ortaya çıkmıştır.
* Yargılama Süreci: Sanıklar hakkında haksız tahrik indirimleri uygulanmaya çalışılsa da aile ve hak savunucuları davanın "kasten öldürme" suçundan tavizsiz şekilde müebbet hapisle sonuçlanmasını talep etmektedir. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vermiş ve bir sonraki duruşmayı Eylül ayına ertelemiştir.
Toplumda adalete olan güveni sarsan bu tür sokak şiddeti olaylarında, suçluların "iyi hal" veya "tahrik" gibi bahanelerin arkasına sığınarak serbest kalmaması için kamuoyu desteği büyük önem taşımaktadır.
<<<
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder